İçeriğe geç
Bysair Club

Hayatın İçinde Kendimizi Unutmak: Yeniden Kendimize Dönmenin Zamanı

Herkese Yetişirken Kendimizden Uzaklaşmak Modern hayat bize sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini söylüyor. Daha başarılı olmak, daha güçlü görünmek, daha çok çalışmak ve her koşulda ayakta kalmak…

Bysair 4 dk okuma

Hayatın İçinde Kendimizi Unutmak: Yeniden Kendimize Dönmenin Zamanı

Bazen hayat o kadar hızlı akar ki kendi içimizde olup bitenleri fark etmeye bile zaman bulamayız. Sabahın telaşı, günün sorumlulukları, yetişmemiz gereken işler ve herkese yetme çabası arasında kendimizi sessizce geride bırakırız. Bir gün durup içimize baktığımızda ise uzun zamandır ihmal ettiğimiz bir gerçekle karşılaşırız: Herkese zaman ayırırken kendimize ayıracak zamanımız kalmamıştır.

Peki, insan kendi hayatının içinde nasıl kendine yabancılaşır?

Herkese Yetişirken Kendimizden Uzaklaşmak

Modern hayat bize sürekli daha fazlasını yapmamız gerektiğini söylüyor. Daha başarılı olmak, daha güçlü görünmek, daha çok çalışmak ve her koşulda ayakta kalmak…

Bütün bu beklentilerin arasında yorulmanın doğal olduğunu, bazen hiçbir şey yapmak istememenin de insan olmanın bir parçası olduğunu unutuyoruz.

Oysa her zaman güçlü olmak zorunda değiliz. Her sorunun cevabını bilmek, herkesi mutlu etmek veya yaşadığımız her şeyi hemen geride bırakmak zorunda da değiliz.

Bazen yalnızca durmak, derin bir nefes almak ve kendimize şu soruyu sormak yeterlidir:

“Ben gerçekten nasılım?”

Bu sorunun cevabını başkalarına değil, kendimize dürüstçe verebildiğimizde değişim başlar.

Küçük Şeylerin Büyük Anlamı

Mutluluğu çoğu zaman büyük olaylarda arıyoruz. Hayatımız değiştiğinde, hedeflerimize ulaştığımızda veya beklediğimiz haber geldiğinde mutlu olacağımızı düşünüyoruz.

Oysa hayatın en güzel anları çoğu zaman farkına bile varmadan yaşadığımız küçük ayrıntılarda saklıdır.

Sabah pencereden içeri süzülen güneş ışığında, sevdiğimiz bir insanın içten gülümsemesinde, yağmurun toprağa bıraktığı kokuda veya uzun bir günün sonunda içtiğimiz bir fincan çayda…

Bunlar belki dünyayı değiştirmez. Ancak dünyaya bakışımızı değiştirebilir.

Mutluluk, her şeyin kusursuz olması değildir. Bazen eksiklerimizle birlikte sahip olduklarımızı görebilmek, bazen de zor bir günün içinde güzel bir an bulabilmektir.

Çünkü hayat yalnızca ulaşmaya çalıştığımız yerden ibaret değildir; o yola çıkarken yaşadığımız her şey de hayatın kendisidir.

İnsan Neden Anlaşılmak İster?

İnsanın en temel duygusal ihtiyaçlarından biri, olduğu hâliyle kabul edildiğini hissetmektir.

Bazen birinin bizi düzeltmeye çalışmadan dinlemesini isteriz. Bazen anlatamadığımız bir duygunun fark edilmesini, bazen de hiçbir açıklama yapmak zorunda kalmadan anlaşılmayı…

Çünkü her sessizlik huzurdan, her gülümseme mutluluktan doğmaz. Bazı insanların içinde kimseye göstermedikleri hikâyeler vardır.

Bu yüzden kelimelerimizi seçerken biraz daha özenli, birbirimizi dinlerken biraz daha sabırlı olmalıyız. Bir insana verdiğimiz değer, yalnızca onun iyi günlerinde yanında olmakla değil, zor zamanlarında ona nasıl davrandığımızla da anlaşılır.

Belki de dünyayı daha yaşanabilir bir yer hâline getirmek için büyük değişimlerden önce küçük bir adım yeterlidir: Birbirimizi gerçekten dinlemek.

Kendine Dönmek Bir Başlangıçtır

Geçmişte yaptığımız hatalar, yarım kalan hayallerimiz ve içimizde taşıdığımız kırgınlıklar zaman zaman bizi olduğumuz yerde tutabilir.

Ancak geçmiş, hayatımızın bir parçası olsa da geleceğimizin tamamını belirlemek zorunda değildir.

Kendimize yeniden bir başlangıç yapma hakkı tanıyabiliriz. Bizi yoran alışkanlıkları değiştirebilir, sınırlarımızı korumayı öğrenebilir ve artık bize iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşabiliriz.

Bunun için hayatımızı bir gecede değiştirmemiz gerekmez.

Bazen kendimize ayırdığımız on dakika, bazen içtenlikle söylediğimiz bir hayır, bazen de uzun zamandır ertelediğimiz bir hayalin ilk adımı yeterlidir.

Unutmamalıyız ki kendimize gösterdiğimiz şefkat bir zayıflık değil, yaşamla daha sağlıklı bir ilişki kurmanın önemli bir parçasıdır.

Kelimelerin İyileştiren Gücü

Duygularımızı ifade etmek her zaman kolay değildir. Bazı hisler bir cümleye sığmaz, bazı anılar anlatıldığında eksik kalır. Yine de kelimeler, içimizde taşıdığımız dünyayı anlamlandırmamıza yardımcı olabilir.

Bir şiirde kendimizi bulabilir, bir yazıda uzun zamandır cevaplayamadığımız bir sorunun izine rastlayabiliriz. Bazen hiç tanımadığımız birinin kaleminden çıkan birkaç satır, yalnız olmadığımızı hissettirebilir.

Edebiyatın ve yazının gücü biraz da buradan gelir: İnsanları aynı duyguda buluşturabilmekten…

Bysair olarak kelimelerin yalnızca okunmak için değil, hissedilmek ve insanın içinde bir iz bırakmak için de var olduğuna inanıyoruz.

Her yazının bir düşünceyi, her şiirin bir duyguyu, her cümlenin ise bazen söylenemeyen bir gerçeği taşıyabileceğini biliyoruz.

Kendine Bir Şans Daha Ver

Belki bugün her şey istediğin gibi gitmiyor. Belki bazı soruların hâlâ cevapsız, bazı hayallerin beklemede ve bazı yaraların henüz iyileşmedi.

Yine de hayatın bütün güzelliğini tek bir güne sığdırmak zorunda değilsin.

Kendine zaman tanı. Küçük mutlulukları fark et. Seni gerçekten dinleyen insanlara değer ver. Gerektiğinde dinlen ve yeniden başlamak için kendine izin ver.

Çünkü her yeni gün bütün sorunların ortadan kalkacağı anlamına gelmez; fakat hayatla kurduğun ilişkiyi yeniden şekillendirmek için yeni bir fırsat sunabilir.

Ve belki de kendine verebileceğin en güzel söz şudur:

Başkalarının beklentileri arasında kendimi kaybetmeyeceğim. Hayatı yaşarken kendimi de yaşamayı unutmayacağım.

Unutma, kendine dönmek için geç kalmış sayılmazsın. Bazen insanın hayatında yapacağı en güzel yolculuk, dışarıya doğru değil, kendi kalbine doğru yaptığı yolculuktur.


Bysair Blog'dan bir not:

Hayatın gürültüsü arasında kendi sesini duymayı unutma. Çünkü bazen ihtiyacın olan cevap, uzun zamandır kendine sormadığın bir sorunun içinde saklıdır.

Bysair — Kelimelerden doğan duygular, hayata dokunan hikâyeler.

Yorum0

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yap

Yorumlar onaylandıktan sonra yayımlanır.